Bay72
Forum Üyesi
HABER MERKEZİ - Bilim insanları, yaklaşık 60 metre çapındaki bu gök cisminin Ay’a çarpma olasılığının hala yüzde 4 civarında olduğunu belirtiyor. Düşük ama sıfır olmayan bu ihtimal, beraberinde ciddi riskleri getirse de bilim insanlarına göre olağanüstü bilimsel fırsatları da beraberinde getiriyor.
Olası bir çarpışmada, asteroidin parçalarının koparak Dünya’ya ulaşma riski bulunuyor. Buna karşın bilim insanlarına göre bu olay, Ay’ın jeolojisini, iç yapısını ve kimyasal bileşimini gerçek bir çarpışma üzerinden incelemek için eşi benzeri görülmemiş bir fırsat yaratabilir.
Tsinghua Üniversitesi’nden Yifan He ve çalışma arkadaşlarının yayımladığı yeni ön çalışmaya göre, 2024 YR4’ün Ay’a çarpması jeoloji, sismoloji ve kimyasal analiz açısından benzersiz veriler sağlayabilir. Çalışmada bu olay, “hayatta bir kez yaşanabilecek” bir gözlem fırsatı olarak tanımlanıyor.
Asteroidin 22 Aralık 2032 tarihinde Ay’a çarpma ihtimali yüzde 4 olarak hesaplanıyor. Böyle bir çarpışma, orta ölçekli bir termonükleer silaha eşdeğer enerji açığa çıkaracak. Bu da, Ay’da 2013 yılında gözlemlenen son büyük çarpışmadan bir milyon kat daha güçlü bir etki anlamına geliyor.
Bilgisayar simülasyonları bu tür olayları kısmen modelleyebiliyor olsa da, araştırmacılara göre gerçek bir çarpışmayı canlı gözlemlemekle kıyaslanamaz. Üstelik bu çarpışma Ay gündüz evresindeyken gerçekleşirse, Pasifik bölgesinden çıplak gözle bile görülebilecek kadar parlak bir olay olacak.
1 KİLOMETRELİK KRATER OLUŞTURABİLİR
Çarpışma senaryosuna göre 2024 YR4, Ay yüzeyinde yaklaşık 1 kilometre çapında ve 260 metre derinliğinde bir krater oluşturacak. Kraterin merkezinde ise 100 metre genişliğinde erimiş kaya (magma) havuzu oluşması bekleniyor. Bu sayede astronomlar, kayanın plazmaya dönüşüm sürecini doğrudan gözlemleyebilecek. Çalışmaya göre bu erimiş malzeme, çarpışmadan sonra günler boyunca görünür kalacak.
James Webb Uzay Teleskobu gibi dünyanın en gelişmiş gözlemevlerinin Ay’a çevrilmesi durumunda, Ay kraterlerinin nasıl oluştuğuna dair bugüne kadar görülmemiş detaylar elde edilebilir. Özellikle kızılötesi gözlemler, Ay yüzeyinin yapısı hakkında devrim niteliğinde bilgiler sunabilir.
Çarpışmanın ayrıca 5.0 büyüklüğünde bir “Ay depremi” yaratması bekleniyor. Ay’da halihazırda bulunan sismometreler sayesinde bilim insanları, Ay’ın iç yapısını ve katmanlarını çok daha net bir şekilde analiz edebilir. En çarpıcı ihtimallerden biri ise çarpışma sonrası oluşacak devasa enkaz bulutu. Simülasyonlara göre, yaklaşık 400 kilogramlık Ay kökenli kaya parçası Dünya atmosferinden sağ çıkabilir. Bu da, Ay’a gitmeden Ay’dan örnek toplamak anlamına geliyor.
Dünyanın ilk insansı robot astronotu uzaya gitmeye hazırlanıyor
Bu senaryoda gökyüzü adeta bir şölene dönüşebilir. Saatte 100 ila 400 arasında ateş topu, çıplak gözle izlenebilecek şekilde atmosfere girebilir.
DÜNYA İÇİN TEHLİKE VAR MI?
Bu kadar görkemli bir tabloya rağmen riskler de ciddi. Düşen parçaların Güney Amerika, Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası üzerine inmesi ihtimali bulunuyor. Eğer bu enkazlar yoğun nüfuslu bölgelere düşerse, ciddi hasarlar oluşabilir. Daha da kötüsü, alçak Dünya yörüngesindeki uydularla yaşanacak çarpışmalar, zincirleme bir yıkıma yol açan Kessler Sendromu riskini doğurabilir.
Bu nedenle bilim insanları, NASA’nın DART görevine benzer bir yörünge saptırma operasyonunun gerekli olup olmayacağını da tartışıyor. Şimdilik Ay’a çarpma ihtimali düşük olsa da, araştırmacılara göre tüm senaryoların dikkatle değerlendirilmesi şart.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.