Bay72
Forum Üyesi
HABER MERKEZİ - Deprem tespiti için kullanılan sistemler, anlaşılan yeni bir misyona daha sahip olacak. Araştırmacılar, Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada normalde yer sarsıntılarını ve fay hareketlerini kaydetmek için kullanılan sismik ağların, atmosfere hipersonik hızlarda giren uzay çöplerinin oluşturduğu sonik patlamaları da algılayabildiğini gösterdi. Artan uydu ve uzay aracı trafiği düşünüldüğünde, bu yöntem gezegen bilimi ile uzay güvenliği arasında oldukça yaratıcı bir sonuç doğurabilir.
Yöntemin temelinde, ses hızından daha hızlı hareket eden cisimlerin ürettiği akustik şok dalgaları yatıyor. Atmosfere geri giren bir uzay aracı ya da enkaz parçası ilerlerken güçlü bir sonik patlama oluşturuyor. Bu dalgalar yere ulaştığında, düşük frekanslı titreşimler yaratıyor ve bu titreşimler sismometreler tarafından kaydedilebiliyor. Farklı sensörlerdeki sinyallerin zamanlaması karşılaştırıldığında ise, cismin gökyüzündeki rotası, hızı ve hatta yere ulaşmadan önce parçalanıp parçalanmadığı bile tahmin edilebiliyor.
Gezegen sismoloğu Constantinos Charalambous ve Johns Hopkins Üniversitesi’nden Benjamin Fernando, ABD’nin güneybatısına yayılmış 100’den fazla yer tabanlı sensörden gelen verileri kullanarak, Nisan 2024’te Çin’in Shenzhou-15 uzay aracından kopan parçaların atmosfere yeniden girişini geriye dönük olarak yeniden inşa etti.
O olay sırasında oluşan şok dalgası, Güney Kaliforniya’dan Las Vegas’a kadar uzanan geniş bir bölgede milyonlarca insanın yaşadığı alanlardan geçti ve sismik ağlarda net bir iz bıraktı.
UZAY ÇÖPLERİNDE ARTIŞ YAŞANACAK
Günümüzde uzay çöplerinin takibi büyük ölçüde radarlar ve optik teleskoplar üzerinden yapılıyor. Ancak bu sistemler, enkaz atmosferin üst katmanlarında yanmaya başladığında genellikle izini kaybediyor. Bu da yeniden girişin nerede gerçekleşeceğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor. En gelişmiş modellerde bile belirsizlik binlerce kilometreyi bulabiliyor.
Sismik veriler ise olaydan sonra elde edilen, ama oldukça değerli bir “ayak izi” sunuyor. Bu sayede bir uzay çöpünün son rotası doğrulanabiliyor ve olası düşme bölgeleri daha net şekilde belirlenebiliyor.
Mars yüzeyinde gizemli izler yakalandı: Bunların anlamı ne?
Bu yeni çalışma için altı çizilen bir nokta var: Bu yöntem bir erken uyarı sistemi değil. Çünkü atmosfere giren bir cisim, ürettiği sesten her zaman daha hızlı hareket ediyor. Yani “sonik patlamayı duymadan önce cismi görmüş ve etkilenmiş oluyorsunuz.” Ancak olay gerçekleştikten sonra, bu teknik acil durum ekiplerinin olası düşme alanlarına yönlendirilmesine ve hayatta kalan parçaların kimyasal ya da radyolojik risk taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesine yardımcı olabiliyor.
Çoğu uydu ve roket parçası atmosfere girerken tamamen yanıp yok oluyor, ancak bazı büyük parçalar yere ulaşabiliyor. Bu kalıntılar yanıcı yakıtlar veya toksik metaller gibi tehlikeli maddeler içerebiliyor. Son on yılda yörüngeye çıkan ve geri dönen araç sayısındaki hızlı artış, bu riskleri daha da görünür hale getirmiş durumda.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.