Bay72
Forum Üyesi
HABER MERKEZİ -Karanlık madde, ışık yaymayan, yansıtmayan ve emmeyen yapısıyla doğrudan gözlemlenemiyor. Buna rağmen evrendeki toplam maddenin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturduğu düşünülüyor. Bu gizemli yapı, galaksilerin nasıl bir arada kaldığından, yıldızların hareketlerine kadar pek çok kozmik sırrın anahtarı olarak görülüyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar da, bu görünmez maddenin sandığımızdan çok daha baskın olduğu galaksilerin varlığına işaret ediyor.
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bilimsel çalışmalar, “karanlık galaksi” olarak adlandırılan son derece sönük yapılara odaklandı. Bu galaksiler, yüzey parlaklıklarının aşırı düşük olması nedeniyle neredeyse fark edilemiyor. Uzmanlara göre bu tür yapılar, bilinen galaksiler arasında en sıra dışı özelliklere sahip olanlar arasında yer alıyor.
NEREDEYSE GÖRÜNMEZ GALAKSİLER
Bu araştırmaların ardından NASA, CDG-2 adlı galaksiye ait yüksek çözünürlüklü görüntüleri paylaştı. Eğer bilim insanlarının tahminleri doğruysa, CDG-2 şimdiye kadar keşfedilen en yoğun karanlık madde oranına sahip galaksilerden biri olabilir. Yapılan hesaplamalara göre, bu galaksinin kütlesinin yaklaşık yüzde 99’u görünmez maddeden oluşuyor.
Karanlık madde doğrudan gözlemlenemediği için astronomlar onun varlığını, çevresindeki cisimler üzerindeki kütle çekim etkisi sayesinde tespit ediyor. Bir galaksinin yıldızlarının normal fizik kurallarına uymayan şekilde hareket etmesi, genellikle görünmeyen bir kütlenin varlığına işaret ediyor. Eğer karanlık madde olmasaydı, bugün kullandığımız pek çok kozmoloji modeli geçerliliğini yitirirdi. Bu yüzden bilim dünyasında, henüz doğrudan kanıt bulunmasa da karanlık maddenin varlığı konusunda güçlü bir fikir birliği bulunuyor.
CDG-2’nin keşfi de bu yöntemlerle mümkün oldu. Yoğun yıldız kümeleriyle dolu bir bölgede yapılan gözlemler sırasında, birbirine yakın dört küresel kümenin etrafında silik bir ışık halkası fark edildi. Bu durum, araştırmacıları aslında burada tek ve çok sönük bir galaksi olabileceği fikrine yöneltti. Detaylı analizler, bu dört kümenin büyük olasılıkla aynı galaktik yapının parçası olduğunu ortaya koydu.
Çalışmanın başyazarı ve University of Toronto bünyesinde görev yapan David Li’ye göre, bu yapı yalnızca yıldız kümeleri üzerinden tespit edilen ilk galaksi olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle CDG-2, astronomi tarihinde oldukça özel bir yere sahip olabilir.
Antarktika’daki yerçekimi güçleniyor: Bilim insanları endişeli
Araştırmacılar, galaksinin parlaklığının yaklaşık 6 milyon Güneş benzeri yıldıza denk geldiğini, bunun yüzde 16’sının yıldız kümelerinden kaynaklandığını belirtiyor. Ancak kütle söz konusu olduğunda tablo tamamen değişiyor. Normal madde oranı son derece düşük kalırken, karanlık madde neredeyse tüm yapıyı domine ediyor. Bilim insanlarına göre, CDG-2’nin sahip olduğu hidrojen gazı gibi yıldız oluşumuna elverişli maddeler, bulunduğu yoğun galaksi ortamında zamanla sökülüp uzaklaştırılmış olabilir.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.