• Webmaster forumu olarak, web geliştirme ve dijital pazarlama gibi konularda bilgi paylaşımı yapabileceğiniz webmaster sitesi ve freelancer forumu kategorilerimizle size en iyi deneyimi sunuyoruz! katılım ve kullanım tamamen Ücretsizdir!

Osmanlı’dan Batı’ya açılan ilk pencereler

alcnpktn

Forum Üyesi
Katılım
30 Nis 2023
Mesajlar
15,236
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
39
Konum
Türkiye
697d30929260115a9e5c1eed.jpg

GÖRKEM AVCI - Başlarken… Cumhuriyet devrimlerine karşı çıkmak ve Osmanlı’yı övmek iddiasındakiler ile Cumhuriyet devrimlerini övmek ve Osmanlı Dönemi’ni eleştirmek iddiasındakiler, bazen aynı argümanda buluşur: Cumhuriyet Dönemi’ndeki yeniliklerin aniden, hiçbir toplumsal ve siyasal süreç yaşanmaksızın ortaya çıktığı savı… Bu yazı dizisinde Cumhuriyet’le gelen yeniliklerin, Cumhuriyet’ten onlarca yıl önce atılan tohumlarını, bazen başarılı, bazen başarısız olmuş girişimleri, Cumhuriyet’le zirveye çıkacak olan modernleşme hareketinin Cumhuriyet öncesi macerasına bakacağız.

697d30bf9260115a9e5c1ef0.jpg


İTÜ’nün temeli

III. Selim döneminde kurulan enönemli kurumlardan biri, mühendis yetiştirmek için açılan Mühendishâne-yi Berrî-yi Hümâyun’dur. 1795’te açılan okul, İstanbul TeknikÜniversitesi’nin temeli sayılır.

Türkiye’nin modernleşme serüveni, yüzeysel olarak çoğu zaman Cumhuriyet’le birlikte ele alınsa da bu, akademik tartışmalarda çok daha gerilere uzanır: Modernleşme yolculuğu, bazen birbirini besleyen, birbirini doğuran, bazen çatışan süreçler olarak 18. yüzyılın başına işaret eden Lale Devri’ne kadar götürülür. Prof. Dr. Zafer Toprak da “Atatürk-Kurucu Felsefenin Evrimi” kitabında köklü dönüşümlerin -genellikle yapıldığı üzere- sadece 1. Dünya Savaşı’na fatura edilemeyeceğini vurgular: “Tanzimat’a, hatta çok daha gerilere Lale Devri’ne, III. Selim’e kadar geri çekilebilecek bir Batı’ya açılım süreci yaşanmaktaydı.”

“Lale Devri” (1718-1730) deyince daha çok bir“zevk ve safa dönemi”, eğlence meclisleri akla gelse de aslında “matbaanın gelişi” ile zirveye ulaşan yenileşme politikalarının yaşandığı, Osmanlı’da Batı’ya açılımın başladığı yılları kapsar bu devir. Askeri reform girişimleri, Batı’dan önemli eserlerin çevrilmesi, mimari gibi birçok alanda Fransız etkisinin görülmeye başlaması, tıp alanındaki gelişmeler, bu döneme isabet eder.

697d30fb9260115a9e5c1ef9.jpg

1789 yılında tahta çıkan III. Selim, önemli reformlara imza attı.

‘300 yıllık gayret’

Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk de bu uzun serüvenin farkındadır. 5 Kasım 1925’te Ankara’da Hukuk Mektebi’nin açılışında yaptığı konuşmada “Türk milletinin muasır medeniyetin vasıflarından ve feyzlerinden istifade etmek için en azından 300 seneden beri gayret sarf ettiğini, bu gayretin elemli ve ızdırablı engeller karşısında heba olduğunu” söyler.

Fransız İhtilali

Bu meseleyi bir tez halinde merkeze alan Hollandalı tarihçi Erik Jan Zürcher’in, yazı dizimizinadına da ilham veren“Modernleşen Türkiye’nin Tarihi”isimli meşhur kitabı da ilk modernleşme girişimlerini 18. yüzyılın sonundan itibaren ele alır. Şüphesiz bu tarih, yalnızca Osmanlı’nın iç dinamikleriyle ilgili değil. Hatta daha çok dış dinamiklerle ilgili. O dinamiklerin başında da tüm dünyayı etkileyen 1789 Fransız İhtilali geliyor. Monarşileri zayıflatarak hâkimiyetin kaynağını halkta arayan anayasaları ortaya çıkaran, ulus devlet fikrini ihraç eden bu devrim, mevcut siyasi düzen üzerinde büyük bir deprem yaratmıştı. Farklı milletlerin bir arada bulunduğu bir imparatorluk olan Osmanlı da doğal olarak bu depremle sarsılacak, zaten bir süredir toprak kayıpları yaşayan, askeri, ekonomik ve teknolojik olarak Avrupa’dan geriye düşen devlet, bu krizden çıkış yolları arayacaktı.

Reformcu sultan

Fransız İhtilali’nin yaşandığı 1789 yılında Osmanlı tahtına III. Selim çıktı. 1807’ye kadar tahtta kalan Sultan, Avrupa’da büyük değişimlerin yaşandığı bu dönemde Osmanlı adına kırılmalara imza attı. Tarihe meraklı olanlar III. Selim ismiyle birlikte iki şeyi hatırlar: Bestekâr kişiliğiyle Türk müziğinde edindiği önemli yer ve Nizam-ı Cedid. Konumuz gereği III. Selim’in Türk müziği makamları icat eden bestekâr kişiliğini bir kenara bırakarak “yeni düzen” anlamına gelen Nizam-ı Cedid reformlarına göz atalım.

Nizam-ı Cedid, öncelikle orduda hem idari hem teknolojik bir yeniliği kapsıyordu. Ama bu elbette aynı zamanda zihinsel bir yenilenme hareketiydi. Çoğu Fransız yabancı subayların eğitimci ve danışman olarak kullanılması da bunun işaretlerindendi. Zürcher, bu şekilde Sultan’ın Osmanlı toplumu ile Avrupalılar arasında bir iletişim kanalı yarattığını vurgular. Ona göre ikinci önemli iletişim kanalı da Avrupa’ya gönderilen elçilerdir: “İmparatorluğun sonraki ıslahatçılarının birçoğu bu Osmanlı elçiliklerinde kâtip olarak hizmet görürken ilk Avrupa deneyimlerini edinmişlerdi.”

697d30fb9260115a9e5c1ef5.jpg

Kılık-kıyafet alanında da düzenleme yapan II. Mahmud, Avrupai kıyafetler giydi.

Önemli isimler Tercüme Odası’nda yetişti

20. yüzyılda Cumhuriyet devrimlerini gerçekleştirecek olan Atatürk’ün düşünce dünyası ile II. Mahmud’un 19. yüzyılın ilk yarısındaki reformları arasında dolaylı birçok ilişkiden bahsedilebilir ancak bir isim var ki o, iki dönem arasında doğrudan bağ kurar: Atatürk’ün fikirlerinden ve şiirlerinden etkilendiği Namık Kemal (1840-1888), II. Mahmud’un önemli reformlarından biri olan TercümeOdası’nda yetiştirmiştir.

Osmanlı’da devlet nezdinde tercüme işleri, Rumlar aracılığıyla yürütülürken 1821 yılındaki Rum İsyanı’ndan sonra bu alanda da bir yenilik gerekti. Bu konuda yaşanan sorunlar, Tercüme Odası ile aşıldı. Bu kurum aynı zamanda bir eğitim merkeziydi. Gençlerin dil öğrenip diplomasi alanında görev yapmalarında, bir başka deyişle Batı ile ilişkiler konusunda Tercüme Odası önemli bir rol oynadı.

697d30fb9260115a9e5c1ef3.jpg

Atatürk, Harp Okulu’ndan itibaren Namık Kemal’i okumaya başlamıştı.

Özgeçmişte iki unsur

Erik Jan Zürcher, bu dönemde Avrupa’nın büyük başkentlerinde Osmanlı büyükelçiliklerinin yeniden kurulduğunu, yeni büyükelçilerin maiyetlerinde genç Osmanlı kâtiplerini götürdüklerini ve böylece modern görünümlü bir kadronun meydana gelmesine vasıta olduklarını belirtir. Şu ifadesi daha vurucudur: “19. yüzyılın reformcu Osmanlı bürokratlarının özgeçmişlerini iyice incelediğimizde Tercüme Odası ve büyükelçiliklerden birinde görülen hizmet tekrar tekrar karşılaştığımız iki unsurdur.”

Başta bahsettiğim Namık Kemal’in yanı sıra Osmanlı’nın önemli devlet adamlarından Keçecizâde Fuad Paşa ile daha çok şair kimliğiyle bilinen Osmanlı devlet adamı ZiyaPaşa da Tercüme Odası’nda yetişen isimlerdendir.

697d30fb9260115a9e5c1ef7.jpg

Keçecizâde Fuad Paşa

Kadınlara hürriyet verilmesini düşünüyordu

Tercüme Odası’nda yetişen Keçecizâde Fuad Paşa (1815-1869) hakkında Fuat Köprülü’nün kendisi gibi tarihçi olan oğlu Orhan Köprülü tarafından kaleme alınan şu ifadeler, Cumhuriyet devrimlerine uzanacak sürecin bu dönemde nasıl yaşandığının anlaşılması açısından önemlidir:

İlk üniversiteyi kurdu

“Ona göre Osmanlı Devleti’nin kurtulması için tutulacak tek yol bütün işlerin medenî devletlerin seviyesine çıkarılmasıydı. (…) Fuad Paşa’nın değişik zamanlarda gerçekleştirdiği bazı icraatı arasında eyalet teşkilâtı yerine geniş yetkili valilerle idare edilen vilâyet teşkilâtının kurulması, kâgir binaların yapılması, İstanbul’da Divanyolu’nun genişletilmesi, Galatasaray Lisesi’nin ve Dârülfünun’un kurulması gibi hizmetler sayılabilir. Çok açık fikirli ve zamanının ilerisinde bir insan olan, Kanlıca’daki yalısının bahçesinde mermer heykeller bulunduran Fuad Paşa’yı yakından tanıyan Lady Brassey, onun tasarladığı reformlar arasında kadınlara hürriyet verilmesinin de bulunduğunu yazmaktadır.”

‘GAVÛR PADİŞAH’ II. MAHMUD DÖNEMİ

Reformcuları üreten okulları kurdu


III. Selim’den sonra tahta çıkan ve 1808-1839 yılları arasında tahtta kalan II. Mahmud da Osmanlı’da “ıslahat” denilen reform hareketlerine devam etti. Hatta bu yenilikçi duruşu yüzünden adı “gâvur padişah”a çıktı… III. Selim’in başlattığı ordudaki yenilenme hareketini II. Mahmud, daha devrimci bir yöntemle sürdürdü: 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nı kaldırarak yeni bir ordu kurdu.

Avrupa usulü kabine

II. Mahmud, sadrazamın görevlerini astları arasında paylaştırdı. Böylece bugünkü adıyla “bakanlıklar” ortaya çıktı. Prof. Dr. Kemal Beydilli, bu gelişmeyi şöyle ifade eder: “Divan işlevini kaybetmiş olduğundan bağımsız iş görebilecek nâzırlıkların kurulması ve birtakım meclislerin oluşturulması gereği ortaya çıktı. II. Mahmud, Avrupa kabine usulüne yaklaşacak bir sistemi denedi. (…) Nâzırlardan birinin başvekil unvanıyla hükümet işlerini organize etmesiyle sadrazamlık makamı devrinin sonunda bir süre için tarihe karıştı.”

Modern tıbbın öğretildiği AskeriTıp Okulu, Askeri Müzik Okulu ve Harp Okulu’nu da II. Mahmud kurdu.

Yabancı eğitimciler

Bu yeni okullarda yabancı eğitimcilerin önemli rol oynadığını ve bir Batı dilinin, genellikle de Fransızca bilinmesinin önkoşul olduğunu kaydeden Zürcher, 1839’da kurulan Askeri Tıp Okulu’nun bu yüzyılda olağanüstü sayıda reformcu düşünür, yazar ve eylemci ürettiğini vurgular. Harp Okulu’nun da Osmanlı İmparatorluğu’nun ilerideki kadrolarının ve İmparatorluğun yerini alacak olan çeşitli ulus devletlerin kadrolarının oluşmasında çok önemli bir rol oynayacağını belirtir.

Avrupai kıyafet

II. Mahmud kılık-kıyafetle ilgili düzenlemeler de yaptı. Beydilli, bu düzenlemeleri de şöyle belirtir: Bıyıkların uzunluğunun kaş genişliğini aşmaması ve sakalların çeneden aşağıya iki parmak kadar sarkması. İlmiyye mensupları, din hocaları ve din görevlileri özel kıyafetlerini muhafaza etmekle beraber devlet hizmetinde yer alacak mülkî idare elemanlarının Avrupaî bir kıyafet olarak ceket, pantolon ve fes giymesi…

YARIN: Osmanlı sekülerhukukla tanışıyor

 

Ahuzar

Forum Üyesi
Katılım
18 Eki 2022
Mesajlar
16,796
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Bilgi için teşekkürler.
 

Webmaster Forumları

Webmaster forumu arayanlar için en doğru adreslerden biri olan sitemiz, geniş içerik yelpazesiyle webmaster dünyasına dair her türlü ihtiyacınıza cevap vermektedir. Xenforo destek hizmetlerimizden faydalanabilir, ücretsiz scriptler ve ücretsiz backlink olanaklarından yararlanabilirsiniz. Sitemiz ayrıca, SEO çalışmaları yapmak isteyenler için en kapsamlı SEO forumları arasında yer almaktadır.

Webmaster Forumu

Sitemizde makale satışı, link değişimi, web site tanıtımı gibi işlemleri güvenle gerçekleştirebilirsiniz. Özellikle tanıtım yazısı ile sitenizin görünürlüğünü artırabilir, geniş kitlelere ulaşabilirsiniz. Ayrıca, sosyal medya uzmanlarına yönelik özel bir sosyal medya forumu ile dijital dünyada fark yaratmak isteyen herkesin buluşma noktasıyız.

Katılım sağlamak ve bilgi paylaşımında bulunmak için türkçe webmaster forumları arasında en iyisi olan platformumuzda siz de yerinizi alın!

Üst