Bay72
Forum Üyesi
Instagram’ın başındaki isim olan Adam Mosseri, kişisel hesabından paylaştığı 20 slaytlık bir sunumla “yapay içerik çağını” masaya yatırdı. Mosseri dijital fotoğrafçılığın geleceğine dair bir tür açık mektup niteliğindeki bu paylaşımında, teknolojinin gerçek ile yapay arasındaki çizgiyi kalıcı biçimde sildiğini savundu. Bir zamanlar kişisel fotoğraf günlükleriyle özdeşleşen Instagram’ın da artık bu eski kimliğin çoktan geride kaldığını açıkça dile getirdi.
Mosseri’ye göre, daha samimi ve kronolojik akıştan oluşan klasik Instagram feed’i yıllar önce “öldü”. Yerine gelen yeni düzende kullanıcıların temel varsayımı değişmek zorunda. Artık gördüğümüz her şeyin gerçek olduğunu düşünmememiz gereken bir döneme girdik. “Hayatımın büyük bölümünde fotoğraf ve videoların yaşanmış anların doğru bir yansıması olduğunu varsayabiliyordum. Bu artık geçerli değil ve buna alışmamız yıllar alacak,” diyen Mosseri, görsel kültürde köklü bir zihniyet değişimine işaret ediyor.
Gerçeklik algısı tamamen ortadan kalkıyor
Bu yeni dönemin temelinde güvenden doğrulamaya geçiş var. Mosseri, “Varsayılan olarak gördüklerimizin gerçek olduğuna inanmak yerine, şüpheyle başlamamız gerekecek. Kim paylaşıyor, neden paylaşıyor, bunlara dikkat etmeliyiz. Bu rahatsız edici olacak çünkü gözlerimize inanmak genetik olarak içimize işlemiş.” sözleriyle sürecin ne kadar sancılı olacağını vurguluyor.
Bu kaygı yalnızca Instagram’a özgü değil. Geçtiğimiz yıl The Verge yazarı Sarah Jeong da, artık bir fotoğrafın sahte olduğunun varsayılacağı bir döneme girildiğini; çünkü gerçekçi sahte görseller üretmenin neredeyse zahmetsiz hale geldiğini yazmıştı. Mosseri’nin değerlendirmeleri, bu öngörünün platform içinden gelen bir teyidi gibi gösteriliyor.
Instagram CEO’su, platformların bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması için atılması gereken adımları da sıralıyor. Buna göre sosyal ağların; en iyi yaratıcı araçları sunması, yapay zeka ile üretilen içerikleri etiketlemesi, gerçek içerikleri doğrulaması, paylaşımı yapan hesaplara dair “güvenilirlik sinyalleri” göstermesi ve özgünlüğü ödüllendiren sıralama sistemlerini geliştirmesi gerekiyor. Tüm bunlar, gerçek ile sentetik arasındaki ayrımı giderek daha fazla Meta’nın algoritmalarına emanet etmek anlamına geliyor.
Yapay zeka yarışında yetenekleri elde tutmanın bedeli astronomik seviyelere çıktı
2026’ya girerken, görsel içerikte özgünlük, doğruluk ve kaynağın önemi teknoloji dünyasında hiç olmadığı kadar hararetli şekilde tartışılıyor. Mosseri’nin mesajı net: Sosyal platformlar yalnızca tasarım ve algoritmalarını değil, kullanıcıların gerçeklik algısını da yeniden şekillendirmek zorunda.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.