Bugünlerde gece gündüz elimden düşürmediğim bir kitap var, Haydar Karataş’ın “Gece Kelebeği Perperik-a Söe” (*) adlı romanı. Su gibi okunan, akılda-hayalde, acı bir masal gibi, korkulu bir düş gibi yer eden, okuyucusunu, “koparılmış yok edilmiş tarih sayfalarına geri götürüp, utandırıp...