Bay72
Forum Üyesi
HABER MERKEZİ - Soğuk Savaş döneminden kalan tehlikeli miraslardan birinin hala etkisini sürdürdüğü keşfedildi. Yapılan yeni bir araştırmaya göre Sovyet nükleer saldırı denizaltısı K-278 Komsomolets, Norveç Denizi’nin derinliklerinde yatmaya devam ederken, reaktöründen radyoaktif madde sızdırmayı sürdürüyor.
Norveçli araştırmacılar, 2019 yılında gerçekleştirdikleri çalışmalarda bu sızıntıyı ilk kez doğrudan görüntülemeyi başarmıştı. Uzaktan kumandalı denizaltılarla yapılan incelemelerde sonar verileri, video kayıtları, tortu örnekleri ve deniz suyu analizleri bir araya getirildi. Elde edilen bulgular, reaktör bölümüne yakın bir havalandırma borusundan çıkan görünür bir radyoaktif bulut olduğunu ortaya koydu.
NORVEÇ DENİZİNDE RASYASYON SIZINTISI
Ancak araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri, sızıntının beklenenden çok daha sınırlı etkiler yaratması. Uzmanlara göre bu durum, Soğuk Savaş döneminden kalan nadir “çevresel başarı hikayelerinden” biri olarak değerlendiriliyor.
Komsomolets, 7 Nisan 1989’da makine dairesinde çıkan yangın sonrası battı. Basınçlı hava sistemindeki bir arıza, yangını hızla büyüttü. Mürettebattaki 69 kişiden yalnızca 27’si kurtulabildi; diğerleri ise dondurucu sularda hipotermi nedeniyle hayatını kaybetti.
Bugün denizaltı, yaklaşık 1.680 metre derinlikte, içinde iki nükleer başlıklı torpido ve bir nükleer reaktörle birlikte bulunuyor. Araştırmacılara göre enkaz hala şaşırtıcı derecede sağlam; hatta deniz tabanında “yeni batmış gibi” dik şekilde duruyor.
SIZINTI İLK KEZ GÖZLEMLENDİ
Bilim insanları, reaktörün bulunduğu bölümdeki bir havalandırma borusundan çıkan radyoaktif maddeyi doğrudan görüntüledi. Su örneklerinde ölçülen yüksek radyonüklid seviyeleri ve plütonyum izotopları da bu sızıntıyı doğruladı.
Dünyada internete bağlı ne kadar cihaz var?
Bu bulgular, sızıntının küresel nükleer serpinti ya da başka tesislerden değil, doğrudan denizaltının çürüyen nükleer yakıtından kaynaklandığını ortaya koyuyor. Buna rağmen, radyoaktif maddelerin deniz suyunda hızla seyrelmesi nedeniyle bölgede deniz yaşamına yönelik ölçülebilir bir etki tespit edilmedi.
1990’lı yıllarda Sovyetler Birliği ve ardından Rusya, enkaz üzerinde çeşitli müdahalelerde bulundu. Özellikle 1994 yılında, torpido bölgesindeki açıklıklar titanyum kaplamalarla kapatıldı.
Uzmanlara göre bu adımlar, Çernobil Felaketi sonrası edinilen deneyimlerin bir sonucu. Daha şeffaf bir yaklaşım benimsenmesi ve uluslararası iş birliği, onlarca yıldır süren izleme çalışmalarının etkili olmasını sağladı.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.