Na
Forum Üyesi
- Katılım
- 18 Eki 2022
- Mesajlar
- 12,368
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
Çocukken, büyüdüğüm semtte, Uyku Dede (Mum Sönmez), adında, bir türbe vardı. Herkes gelip, dua eder ve mum yakardı. Elektrikleri sık giden, suyun bile zar zor aktığı zamanlarda kavram kargaşası yaşamak kaçınılmazdı. Üstelik yedi tepeli İstanbul’umun, Fatih gibi bir ilçesinin kudreti, tılsımı hepimizi etkilemiştir.
Kaleye mum dikmek, tabirli oyunlardan, mumların elektrik kesintisi dışında gaz lambalarına alternatif olarak kullanabileceğini öğrenirken. Oruç Baba türbesinde, Ramazan’ın ilk günü oruç açmanın çok büyük sevap olduğu ve aynı zamanda ezilebilme tehlikesini görmek de. Büyüdükçe, araştırdık, öğrendik, kendi içimizde mumlar yaktık. Keza sadece bizlerde değil; Diyarbakır’da, Mardin, Samatya’da, Balat da,Saint Antuan ve Adalarda ki Kiliseler içinde de mum yakıldığına tanıklık ettik. Ne var ki içimizden dışa vuran yanışların hiçbiri, son yaşanan afetin sonrasında akşam yaktıklarımız kadar olmadı. Pastaya konabilecek mumlar bile anlamını, birden yitirdi ve kendi kendini imha eden, çocukluğumuzun efsane dizisi, Kara Şimşek gibi hızla uçtu gitti.
Işık hızında geçip gidenler, büyüklerimizin bir göz açıp kapaması kadar gelip, geçecek ömürlerimiz derken; her şey gibi boşuna laf üretmemişler…
Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
Kaleye mum dikmek, tabirli oyunlardan, mumların elektrik kesintisi dışında gaz lambalarına alternatif olarak kullanabileceğini öğrenirken. Oruç Baba türbesinde, Ramazan’ın ilk günü oruç açmanın çok büyük sevap olduğu ve aynı zamanda ezilebilme tehlikesini görmek de. Büyüdükçe, araştırdık, öğrendik, kendi içimizde mumlar yaktık. Keza sadece bizlerde değil; Diyarbakır’da, Mardin, Samatya’da, Balat da,Saint Antuan ve Adalarda ki Kiliseler içinde de mum yakıldığına tanıklık ettik. Ne var ki içimizden dışa vuran yanışların hiçbiri, son yaşanan afetin sonrasında akşam yaktıklarımız kadar olmadı. Pastaya konabilecek mumlar bile anlamını, birden yitirdi ve kendi kendini imha eden, çocukluğumuzun efsane dizisi, Kara Şimşek gibi hızla uçtu gitti.
Işık hızında geçip gidenler, büyüklerimizin bir göz açıp kapaması kadar gelip, geçecek ömürlerimiz derken; her şey gibi boşuna laf üretmemişler…
Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.