Bay72
Forum Üyesi
MİLLİYET.COM.TR - RTÜK geçen Perşembe günü yaptığı toplantısında HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+'a; müstehcenlik, çocuk istismarı, şiddeti özendirme ve eş cinsel ilişkilerin meşrulaştırılması gerekçeleriyle idari para cezaları uygularken “üst sınır” olarak nitelendirilen "içeriğin katalogdan çıkarılması" ve 250 bin TL'lik para cezası, yaptırımların yeterliliği konusunda soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Özellikle dijital platformlara uygulanan idari para cezalarının “adeta göstermelik” şeklinde nitelenebilecek kadar düşük seviyede kalması dikkat çekiyor. Söz konusu platformların reklam yayını yapmaması gerekçesiyle farklı bir hesaplama üzerinden yaptırıma tabi tutulduğu belirtilirken, abonelik sistemiyle elde ettikleri gelirlerin ve kullanıcılardan tahsil edilen aylık veya yıllık ücretlerin televizyon kanallarındaki reklam ve gelir yapısına kıyasla yeterince şeffaf olmaması, dijital platformların gerçek gelirleri üzerinden televizyon kanallarıyla aynı mali yükümlülüklere tabi tutulmadığını ortaya koyuyor.
RTÜK, LGBT propagandası, çocuk istismarı, müstehcenlik ve şiddeti özendiren içerikler nedeniyle dört dijital platforma (HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+) ceza verdi.
HBO Max'da yayınlanan "Bang My Box: The Robin Byrd Story" adlı belgesel filmin cinsellik ile pornografiyi açıkça sergilediği ve eş cinsel ilişkileri meşrulaştırdığını tespit eden Üst Kurul, platforma katalogdan çıkarma ve idari para cezası uyguladı. Prime Video'da yayınlanan "Spartacus: House of Ashur" isimli dizide şiddetin bir "haz sahnesi" olarak detaylandırılması; kadın ve erkek bedeninin sürekli teşhiri, aşırı müstehcenlik ile insan doğasına ve evrensel ahlak normlarına aykırı cinsel ilişki sahnelerinin yoğun bir şekilde gösterildiği kaydedildi. Bu gerekçelerle Prime Video'ya katalogdan çıkarma ve idari para cezası uygulandı. NETFLIX'e ise "Heartstopper: Sonsuza Dek" adlı film nedeniyle de LGBTQ+ ilişkilerinin normalize edilmesi nedeniyle katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası verdi. Disney+ 'da yayınlanan "A Teacher" isimli dizi nedeniyle katalogdan çıkarma ve idari para yaptırımı uyguladı.
TELEVİZYON ADETA GÜVENLİ LİMAN
Dijital ve sosyal medya platformlarında çocuk istismarı, müstehcenlik, suç örgütü propagandası ve toplumsal değerleri hedef alan kontrolsüz içerikler ile sahte/dolandırıcılık reklamları bağımlılık yaratan algoritmalar üzerinden hızla yayılırken; editoryal süzgeçten geçen ve RTÜK denetimine tabi olan geleneksel televizyon yayıncılığı aileler ve toplum için en güvenli mecralardan biri olarak öne çıkıyor.
CNN TÜRK Muhabiri Ümit Uzun'a konuşan Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Dijital platformlar küresel şirketler olması sebebiyle 'Ben her şeyi yaparım, her içeriği sunarım. Nasıl olsa abonelik sistemi var.' deyip ellerini kollarını sallayarak her türlü içeriği sunabiliyor. Ancak televizyonlarda bu içeriklerin binde biri yayınlansa otomatik olarak ceza ve yaptırımlarla karşı karşıya kalınıyor." vurgusu yaparken şu meseleye de değiniyor:
ABONELİK SİSTEMLERİNE RTÜK DENETİMİ
Peki Türkiye'de yerli ve milli televizyon kanalları RTÜK denetiminden geçiyor, içerikler inceleniyor, kurallara uymayan yayınlara yaptırım uygulanıyor ama aynı içerik, aynı kullanıcı, aynı telefon bu kez dijital platformda karşımıza çıktığında tıpkı televizyon kanallarına uygulandığı gibi denetim ve cezalar uygulanamaz mı?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Abonelik sistemleri de özellikle RTÜK tarafından ayrıca ele alınmalı, kontrol ve denetim sağlanmalıdır. Kullanıcının içerik üreticisine doğrudan ödeme yapması elbette ki başlı başına bir sorun değildir. Ancak bu sistemin özellikle gençleri daha fazla görünür olmaya, mahremiyetlerini paylaşmaya veya daha dikkat çekici içerikler üretmeye teşvik edip etmediği mutlak suretle incelenmelidir." diye konuştu.
'DİJİTAL PLATFORMLARDA SUÇ VE İSTİSMAR İÇERİKLERİ DENETİMSİZ'
Sanal medya ve dijital platformlarla ilgili denetimsizlik uzun yıllardır Türkiye'nin gündeminde. Çalışmalar yapılıyor ancak yeterli mi? Sanal medya ve dijital platformlarda çocuklar suç ve şiddete itiliyor, cinsellik ve istismar ile karşı karşıya kalıyor. Uyuşturucu madde özendiren içeriklerle dolu bu sanal ağlar algoritma oyunlarıyla gençleri zehirliyor. Sanal medya platformlarında abonelik sistemi ise kolay kazanç adı altında müstehcenliğe davetiye çıkartıyor. Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Ensest ilişkiler, müstehcenlik, pedofili, istismar, LGBT propagandası. Bununla birlikte suç, madde satışı, madde teşviki ne ararsanız buralarda mevcut oluyor. Çocuklar, gençler bu platformlardaki dizi ve içerikleri izlerken bunlardan etkilenebiliyor. İşte denetim sorunu burada ortaya çıkmaya başlıyor. Aynı içeriğin bir iki saniyesi geleneksel yayın kuruluşunda, televizyonda yayınlandığında RTÜK tarafından otomatik olarak ceza kesilebiliyor." ifadelerini kullandı.
'YAYINCILIK DEĞİŞTİ DENETİM DE DEĞİŞMELİ'
İngiltere'de dijital platformlar, 'Ben küresel şirketim kendi kurallarımı koyarım.' diyemiyor. Devlet çocukların güvenliği söz konusuysa platformun büyüklüğünün önemi yok diyor. Ofcom denetliyor, ceza kesiyor, kural koyuyor. Peki Türkiye? Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "RTÜK'ün geleneksel yayıncılıkta uyguladığı denetim anlayışının dijital dünyanın gerekçelerine göre yeniden yapılandırılması ve Ofcom benzeri daha güçlü bir dijital denetim mekanizmasının oluşturulması gerekiyor. Artık kabul edelim medya değişti. Yayıncılık değişti. İzleyici değişti." diyerek, toplumun, özellikle çocukların ve gençlerin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Kırık: 'Denetimsiz dijital platformlar elini kolunu sallayıp her türlü içeriği sunuyor'
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.