• Webmaster forumu olarak, web geliştirme ve dijital pazarlama gibi konularda bilgi paylaşımı yapabileceğiniz webmaster sitesi ve freelancer forumu kategorilerimizle size en iyi deneyimi sunuyoruz! katılım ve kullanım tamamen Ücretsizdir!

Son dakika... AK Partili Çelik'ten önemli açıklamalar

alcnpktn

Forum Üyesi
Katılım
30 Nis 2023
Mesajlar
16,630
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Yaş
40
Konum
Türkiye
6911d36ef673ab5ac3671b48.jpg

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik Genel Merkez binasında MYK toplantısına ilişkin basın açıklaması gerçekleştiriyor.

İşte AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in konuşmasından öne çıkan satır başları:Dilovası’nda bir yangında kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Çalışma Bakanlığı gerekli soruşturma izinlerini verdi, gereken açıklama da yapıldı. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın kıymetli ailelerine buradan başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

"KOCAELİ'DEKİ YANGININYARGI SÜRECİNİ YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ"

Şunun net bir şekilde bilinmesini isteriz ki; ister tesis sahipleri olsun ister bürokratik olarak sorumlu olanlar, ihmali bulunanlar varsa bunlarla ilgili olarak savcılığın yapacağı soruşturma çerçevesinde ortaya çıkacak tüm gerçekler aynen mahkemeye intikal edecek ve yargı bu sürecin kararını verecektir. Biz de parti olarak bu yargı sürecini yakından takip edeceğiz.

İlginizi Çekebilir

Tabii, önemli bir ayın içerisindeyiz. Bunun en çok önem taşıyan, anlam oluşturan konularından biri de Karabağ Zaferi’dir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla Karabağ’ın azatlığını anma törenleri gerçekleştirildi. Karabağ’ın azatlığı için fedai can eyleyen bütün şehitlerimize bir kere daha Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz.

Buradan Azerbaycan Devlet Başkanı ve Başkomutan Sayın İlham Aliyev’e bir kez daha tebriklerimizi iletiyoruz. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin kahraman mensuplarını tebrik ediyoruz. Kuşkusuz, Karabağ’ın azatlığı için toprağa düşen her şehit, hepimizin; bütün Türk dünyasının, Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın ortak şeref nişanesidir. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz.

Biz, yakın çalışma arkadaşları olarak şahidiz ki Karabağ’ın azatlığı için mücadele edilen günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız mesaisinin önemli bir kısmını buna ayırdı. Dakikalık, anlık, günlük olarak sürekli cepheden gelen haberleri takip etti. Bir kere daha ifade etmek isterim ki, Karabağ’ın azatlığı için verilen mücadelede Sayın Cumhurbaşkanımız, “İki devlet, tek millet” anlayışı çerçevesinde yüksek bir hassasiyetle konunun takipçisi oldu.

Burada şunun altını çizmek isterim ki; savaş kazanıldı, zaferle sonuçlandı. Ancak ondan sonra hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de Sayın Aliyev’in bölge barışı için kurulmasını ifade ettikleri mekanizmalar, Kafkas barışı açısından, Kafkasya’nın huzuru açısından çok önemlidir, çok kıymetlidir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, “Bu zafer bir son değil, barışa giden yolun kilometre taşıdır.” demişti. O dönemde hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem de Sayın Aliyev, aynı zamanda Ermenistan’ın Azerbaycan’a dönük saldırgan amaçlarından vazgeçmesi halinde, Ermenistan’ın da Kafkas barışına ve bölge barışına katkı sağlayacak bu mekanizmanın bir parçası olması gerektiğini ifade etmişti.

Son zamanlarda şunu da belirtmek gerekir ki, Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan’ın açıklamaları bu bakımdan pozitif bir gündem oluşturmaktadır. Ermenistan’ın saldırgan, işgalci, eski marjinal günlerine çekmeye çalışanlara karşı daha sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz.

Paşinyan’ın özellikle “Ermeni soykırımı” meselesinin başka devletler tarafından Ermenistan’ı Türkiye’ye saldırtmak, diasporayı Türkiye’ye yöneltmek için nasıl bir tarih bilinci manipülasyonu haline getirildiğini; aynı şekilde Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların önemli bir kısmının da bazı devletlerin çıkarlarını gözetmeleri çerçevesinde Ermenistan’ın manipüle edilmesiyle ortaya çıktığını gösteren son derece önemli açıklamalar yaptığını görüyoruz.

Dolayısıyla burada bütün bunlara, tüm bu kışkırtmalara karşı da Sayın Paşinyan’ın zaman zaman sağduyulu açıklamalarını görüyoruz. Bu da katkı sağlayacak bir gelişmedir. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Aliyev, zaferin kazanılmasından hemen sonra “Ermenistan saldırgan ve işgalci tutumundan vazgeçerse, bu bölgesel barış mekanizmasının bir parçası olmalı.” demişlerdi. Bunun da bu yolda ilerlemesinden memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Parfüm tesisinde faciayı yaşayan çalışan anlattı! İş yeri hakkında flaş iddia: Patron geldi, öyle gördü gitti

"CUMHUR İTTİFAKI'NDA ÇATLAK YOK"

Bir de tabii arkadaşlar, sık sık cevap veriyorum ama, Cumhur İttifakı’nda kriz bekleyen bir sektör var. Başka hiçbir kabiliyetleri olmayan, başka herhangi bir şekilde siyaset üretimiyle kendini gösteremeyen, bütün varlığını ve geleceğini Cumhur İttifakı’nda bir kriz çıksın diye uğraşan, marjinal, gerçekten aşırı uçlarda dolaşan; memlekette de sadece kriz havası koklamaya çalışan bir takım odaklar var.

Bunlara bir kere daha morallerini bozacak cevapları veriyoruz. Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırgınlık yok. Tam tersine, bunların her saldırısından sonra Cumhur İttifakı’nın daha da güçlendiğini görüyoruz. Çünkü bu şer şebekelerinin Türkiye’nin başına, bölge barışının başına neler getirmeye çalıştığını çok iyi biliyoruz. Bu da bir kere daha Cumhur İttifakı’nın varlığı ve ülkemiz için değeri hakkındaki bilincimizi ve görüşlerimizi tazelememize yol açıyor.

Tabii, geçenlerde Sayın Devlet Bahçeli de çok güzel ifade ettiler: “Bunlar, Cumhur İttifakı gibi bir ittifak şimdiye kadar görmedikleri için, Cumhur İttifakı’nı bir koalisyon zannediyorlar.” Cumhur İttifakı bir koalisyon değildir. Milletin varlık mücadelesi verdiği 15 Temmuz gecesi tamamen millî bir yaklaşımla, millî bir duruşla oluşmuş; milletin bugününe ve geleceğine sahip çıkmak için meydana getirilmiş bir iradedir.

Onlar, koalisyonlardaki pazarlıkçı idareyi Cumhur İttifakı’nın iradesiyle karıştırıyorlar. Koalisyonlardaki pazarlıkçı idare ile Cumhur İttifakı’ndaki bütünlükçü ve organik bir birlikteliğe dayanan irade arasında fark vardır. İdare ile irade arasındaki farkı bilmedikleri gibi, koalisyonla Cumhur İttifakı arasındaki farkı da idrak edemiyorlar.

Bir de tabii, her krizle birlikte Cumhur İttifakı’nı sorgulamaya çalışıyorlar. Hâlbuki Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, onların ortaya koyduğu çerçeve ve irade doğrultusunda Cumhur İttifakı’nın bütün yöneticileri şunu net bir şekilde değerlendirebiliyorlar ve bu konuda da büyük bir siyasi yetenek ortaya koyuyorlar. Hep birlikte bunu yapıyoruz.

"CUMHUR İTTİFAKI BİR KOALİSYON DEĞİLDİR"

Cumhur İttifakı krizlerin ittifakı değil, krizlerden etkilenecek bir ittifak da değildir. Cumhur İttifakı, krizleri çözmenin ve krizleri aşmanın ittifakıdır. Tabii ki hayat devam ettiği müddetçe, siyaset devam ettiği müddetçe her zaman siyaset çeşitli krizlerle karşı karşıya kalacaktır. Ama unutulmamalıdır ki koalisyonlar krizlerle idare edilir.

Cumhur İttifakı bir koalisyon değildir. Onun için Cumhur İttifakı, krizlerle değil; krizleri aşma yeteneğiyle, siyasi hayatın getirdiği çeşitli krizleri, uluslararası gelişmelerin doğurduğu krizleri, devlet hayatında ortaya çıkan gelişmeleri, toplumsal hayatta yaşanan çelişkileri ve bunların yol açtığı zorlukları aşmanın, çözmenin iradesi olarak ortaya çıkmıştır. Ve bu şekilde de güçlü bir biçimde yoluna devam etmektedir.

Suriye Devlet Başkanı Şara’ya yönelik suikast girişimi engellendi

Buradan değerli vatandaşlarımıza bir duyuruyu tekrar hatırlatmak isterim. Biliyorsunuz, 11 Kasım günü “Millî Ağaçlandırma ve Yeşil Vatan Seferberliği Günü”dür. Sayın Cumhurbaşkanımız bununla ilgili de bir çağrıda bulundu. Biz de parti olarak tüm teşkilatlarımızla birlikte Yeşil Vatan’ı korumak ve güçlendirmek için yarın hep birlikte sahada olacağız — bütün illerimizde ve ilçelerimizde. Aynı şekilde tüm vatandaşlarımızı da bu Millî Ağaçlandırma ve Yeşil Vatan Seferberliği Günü’ne katılmaya davet ediyoruz.

Vatanımız, dünya ve bütün bir gezegen bize Yaradan’ın emanetidir. Ona sahip çıkmak, onu korumak; sınırlarımızı korumak gibidir. Sadece sınırlarımız içinde değil, kendi medeniyet köklerimize, medeniyet değerlerimize uygun bir hayat sürmenin yolu da yeşilin, mavinin ve doğanın tüm renklerinin korunduğu bir yaklaşımı benimsemekten geçer.

Doğa bizim kölemiz değil; doğa bizim yoldaşımızdır, kader arkadaşımızdır. Tabiat, karşısına geçip mücadele edeceğimiz bir şey değil; onunla birlikte hayatımızı anlamlandıracağımız bir varlıktır. Dolayısıyla tabiatı, doğayı kader arkadaşımız olarak görmeliyiz. Aynı kaderi paylaşıyoruz. Bu biricik gezegenimizi şimdiye kadar bilinen dünyalar içinde yaşam barındıran tek gezegenimizi ve onun içinde bir mücevher gibi duran vatanımızı, bu Yeşil Vatan Seferberliği çerçevesinde aynı bilinç ve yaklaşımla ele almalıyız.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE EN ÖNEMLİ GÜNDEMLERİMİZDEN BİRİ"

Değerli arkadaşlar, tabii ki “Terörsüz Türkiye” en önemli gündemlerimizden biridir. Sayın Başkanımız açış konuşmasında, MYK’nın açılışında bu konudaki hassasiyeti de vurguladı. Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberlik içinde “Terörsüz Türkiye” hedeflerine ulaşmak için kararlılıkla ilerlediğini ifade etti.

Burada PKK terör örgütünün feshi ve silahların bırakılması; PKK’nın bütün unsurları, uzantıları ve illegal yapılarıyla birlikte etkisiz hâle getirilmesi hedefi, belli bir takvim ve yol haritası çerçevesinde devam etmektedir. Bununla ilgili biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz; devlet kurumları da çalışmalarına devam ediyor.

Partimiz bünyesinde bu süreci takip eden, bu sürecin siyasetini ve dilini oluşturan bir mekanizmamız mevcut. Bu mekanizma her hafta yaptığı toplantılarla süreci değerlendiriyor, önümüzdeki dönemin getireceği gelişmelere yönelik politikalar üretmeye devam ediyor.

Galatasaray'da Hasan Şaş'tan Icardi tepkisi! 'Kredin bitti! Kimse bu takımda Beckham değil'

Gazze’deki gelişmeleri de en önemli gündem maddelerimizden biri olarak takip ediyoruz. Biliyorsunuz, yardımların girmesi konusu bizim için son derece önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımız dün de ifade ettiler: Deprem bölgesindeki bazı konteynerlerin Gazze’ye gönderilmesi, oradaki hayatı bir nebze de olsa rahatlatacaktır.

Aynı şekilde, Şarm El Şeyh Anlaşması kapsamında günde 600’e yakın tırın Gazze’ye girmesi öngörülüyordu; ancak maalesef bu sayı 200’e düşmüş durumdadır. Biz, bu yardımlardan sadece gıda yardımlarını kastetmiyoruz. İnsanların hayatlarını iyileştirecek ekipmanlar, tıbbi yardımlar, çocukların ve kadınların ihtiyaç duyduğu çeşitli malzemelerin de Gazze’ye ulaşması gerekmektedir.

Yani, Şarm el-Şeyh Anlaşması’ndaki günde 600 TIR'lık kota aslında aşılması gerekirken; bugün 200’e düşmüş olması son derece sakıncalıdır. Maalesef İsrail defalarca bu barış anlaşmalarını ihlal etmiştir. Bu ihlale “dur” denmesi için gereken uyarıların uluslararası toplum tarafından ortaya konulması gerekmektedir.

Yine çok üzücü bir konu, Sudan’daki El-Fâşir şehrindeki katliamdır; burada hızlı destek kuvvetlerinin gerçekleştirdiği katliam gerçekten Siyonistlerden geri kalmayan bir vahşettir. Bunu en güçlü şekilde kınıyoruz. Türkiye’nin, kardeş Sudan halkının karşı karşıya olduğu bu katliamcı yapıya karşı kardeş Sudan halkıyla bir ve beraber olduğunu bir kere daha vurguluyoruz.

Orada, herkesin takip ettiği üzere, çatışmaların çıktığı bölgelerde altın madenlerinden doğal gaz kaynaklarına kadar pek çok arka plan tartışması yürütülüyor. Bütün bunların, o bölgenin refahını engellemek; oradaki insanların medeni bir hayat sürmesini engellemek için yürütülen birtakım vekâlet savaşlarının neticesi olarak ortaya çıktığını görüyoruz.

Dolayısıyla buradan bir kere daha; Sudan’daki katliam karşısında hem kendi hassasiyetimizi vurguluyoruz hem de uluslararası toplumun bu konuda en yüksek düzeyde hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade ediyoruz.

Son dakika: CHP şaibeli Kurultay davası için istinaf sürecini başlattı

SORU - CEVAP

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş şunu söyledi: “Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili hukuki düzenleme, MGK’nın PKK için silahlı terör örgütü olmaktan çıkarılması kararı sonrası oluşacak.” Sizce bu konu MGK gündemine gelir mi? Değerlendirmeniz ne olur?


Şimdi, orada şöyle arkadaşlar… Bu mekanizmanın nasıl olması gerektiğini size şöyle ifade edeyim: Konumuz, PKK’nın feshi ve silahların bırakılmasıdır. PKK’nın Irak, İran, Suriye olmak üzere bütün ayakları, tüm şubeleri ve tüm uzantılarıyla birlikte silah bırakması gerekir. Aynı şekilde bunun finansman boyutunu oluşturan, “kaçakçılık yapılanması” dediğimiz illegal yapının da tasfiye edilmesi gerekir.

Silah bırakma süreciyle ilgili olarak bir “teyit mekanizması” oluşturulmuştur. Bu teyit mekanizması kimdir? Türk Silahlı Kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı’dır. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı’nın gözü sahadadır; gerçekten silah bırakılıyor mu, bu silah bırakma PKK’nın feshi anlamına geliyor mu, bunu görecektir.

Bunu gördüğü takdirde yani teyit mekanizması bunu teyit ediyorsa, “Evet, burada silah bırakılıyor ve örgüt feshediliyor.” diyorsa süreç işler. Çünkü geçmiş dönemlerde de bu söylemler oldu, fakat silah bırakılmadı. Bu kez belirli bir silah bırakma ritmi var ve bunun örgütün tamamen feshi anlamına gelecek şekilde tamamlanması gerekiyor.

Irak’taki yöntem, silahların bırakılmasıdır; Suriye’de ise 10 Mart Anlaşması’na uyularak, merkezi hükümet ile SDG arasındaki bu anlaşmanın uygulanmasıyla yürütülmektedir. Yani Irak’taki yöntemle Suriye’deki yöntem farklı olabilir.

Türkiye açısından ne oldu? Geçen haftalarda Türkiye’deki unsurların Türkiye dışına çıkması gerçekleşti. Yani terör örgütünün çeşitli şubelerine göre farklı yöntemler işletiliyor.

Sonuç olarak teyit mekanizması Türk Silahlı Kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı “Ben bunu teyit ediyorum.” dediğinde ve bunu devletimizin başı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza sunduğunda; buradaki mekanizma, hükümet kararıyla mı gerçekleşir, MGK kararıyla mı gerçekleşir, yoksa Cumhurbaşkanlığı kararıyla mı olur, bu Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir edeceği mekanizma çerçevesinde şekillenecektir.

Ama sonuç olarak, dediğim gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri ve İstihbarat Teşkilatı’ndan oluşan teyit mekanizması sahadaki durumu takip ediyor: Gerçekten silah bırakma süreci nasıl gidiyor? Bununla ilgili bir takvimimiz var, bir yol haritamız var. Yol haritamızın işlediğini söylemiştim; takvimimizi de bu şekilde takip ediyoruz. Haftada bununla ilgili bir iki toplantı yapıyoruz, onu ifade etmek isterim. Çok yakın bir takip içindeyiz.

Daha sonra bu teyit edildikten sonra, teyit mekanizması “Bu gerçekleşmiştir.” ya da “Gerçekleşmemiştir.” diye durumu arz edecek. Eğer gerçekleşmişse, o zaman bir kararla Cumhurbaşkanlığı kararı, hükümet kararı ya da MGK kararı şeklinde süreç tamamlanacaktır. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirindedir.

Ayrıca bu bahsettiğim yöntem ve mekanizma oluşturulduğunda, bundan sonra Türkiye’yi tehdit eden başka terör örgütleri için de bugün olmasa bile 10 yıl, 20 yıl, 50 yıl sonra ortaya çıkabilecek örgütler için de geçerli bir mekanizma olacaktır.

Çünkü bunun 3–4 boyutu vardır: Silah bırakma, Yıkıcı ideolojik faaliyetten vazgeçme, İllegal yapılanmadan ve mali yapılanmadan vazgeçme, Türkiye’ye karşı propagandayı bırakma. Dolayısıyla sistem böyle işleyecektir. Şu anda sahadaki durumu hepimiz yakından takip ediyoruz.

Özellikle spor camiasında bir bahis soruşturması söz konusu ve kamuoyu bu konuyla da yoğun şekilde meşgul oldu. Sizin bu konudaki düşünceniz nelerdir, neler söylersiniz?

Şimdi tabii, siyasetçi olduğum için dünkü maçları yorumlayamıyorum. Aslında özgürlüğüm kısıtlı; fakat dün epey yorumlayacağım maç oldu birkaç tane. Hem Türkiye’nin içinde oldu hem de Türkiye’nin dışında oldu. Böyle bir özgürlüğümün olmamasından dolayı mutsuzum arkadaşlar.

Ama bu bahis meselesi gerçekten son derece can sıkıcı bir meseledir ve bunun üzerine sonuna kadar gidilmelidir. Hepimizin hayatında futbolun önemli bir yeri vardır ve futbol hayatımıza renk katan, lezzet katan en büyük etkinliklerden biridir. Yani şimdi sizinle bu konuları konuşurken çok ciddi konuşuyorum ama futbol yorumu yaptırsaydınız daha neşeli olabilirdim.

Bu bahis soruşturmasının üzerine sonuna kadar gidilmelidir. O sebeple Türkiye Futbol Federasyonu yönetimini bu cesur yaklaşımından dolayı tebrik ediyoruz. Tabii ki hassasiyetle yaklaşılacaktır. Konu yargıya intikal etmiştir. Başsavcılık açıklamasını yapmıştır. Başsavcılık büyük bir titizlikle bunun üzerine gidecektir. Futbolumuzda zaman zaman duyduğumuz şike, bahis ve benzeri şeyler, aslında toplumsal hayatımızın en önemli boyutuna kasteden pislikler ve kirliliklerdir.

Ne olur? Tabii kimseye haksızlık yapmadan… Kimi “Bahis oynamadım, kimliğim kopyalandı.” diyor; kimisi başka bir şey… Bunları da takip ediyoruz. Kimseye haksızlık etmeden, kimse hakkında suizan yapmadan TFF yönetimi son derece cesur ve ahlaki bir duruş sergilemiştir. Doğru olan budur ve onları tebrik ediyoruz.

Geri kalanını ortaya çıkaracak olan yargı sürecidir. Başsavcılık bu süreci büyük bir titizlikle yürütecektir; ardından konu yargıya intikal edecektir. Biz de futbolseverler olarak en küçük ayrıntısına kadar bu süreci takip edeceğiz. İnşallah bir gün krizler azalır da bir basın toplantısında size sadece futboldan bahsederim.

beIN Sports binasına oyuncak silahla baskın! Gözaltına alındı

 

Ahuzar

Forum Üyesi
Katılım
18 Eki 2022
Mesajlar
18,360
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Bilgi için teşekkürler.
 

Webmaster Forumları

Webmaster forumu arayanlar için en doğru adreslerden biri olan sitemiz, geniş içerik yelpazesiyle webmaster dünyasına dair her türlü ihtiyacınıza cevap vermektedir. Xenforo destek hizmetlerimizden faydalanabilir, ücretsiz scriptler ve ücretsiz backlink olanaklarından yararlanabilirsiniz. Sitemiz ayrıca, SEO çalışmaları yapmak isteyenler için en kapsamlı SEO forumları arasında yer almaktadır.

Webmaster Forumu

Sitemizde makale satışı, link değişimi, web site tanıtımı gibi işlemleri güvenle gerçekleştirebilirsiniz. Özellikle tanıtım yazısı ile sitenizin görünürlüğünü artırabilir, geniş kitlelere ulaşabilirsiniz. Ayrıca, sosyal medya uzmanlarına yönelik özel bir sosyal medya forumu ile dijital dünyada fark yaratmak isteyen herkesin buluşma noktasıyız.

Katılım sağlamak ve bilgi paylaşımında bulunmak için türkçe webmaster forumları arasında en iyisi olan platformumuzda siz de yerinizi alın!

Üst