alcnpktn
Forum Üyesi
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Sizleri en kalbi duygularla, sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum.Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri ödüllerini takdim ettiğimiz bu anlamlı törende sizlerle birlikte olmak, büyük bir emeğin ve değişimin karşılığını almak bizler için son derece kıymetlidir. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekâna hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sizlerin iz bıraktığı her yerde, gönül coğrafyamızda kültür ve sanat dünyamıza katkı sunan, medeniyet irfanımızı gelecek nesillere aktaran ince ruhlu insanlara; yani tüm sanatçılarımıza ve ustalarımıza selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.
İlginizi Çekebilir
Kültür mirasımızın adeta modern zamanlardaki muhafızları olan siz değerli üstatlarımıza canıgönülden şükranlarımı sunuyorum. Bu güzel programı tertipleyerek bir araya gelmemize vesile olan Kültür Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum.
"SANATTA ÇOK KÖKLÜ BİRİKİME SAHİBİZ"
Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hâl nasıl sârî ise mekân da sârîdir. Bunlar insana, özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayışına ve olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün, aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekânın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti ve neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin ve mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir.
Geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata kadar uzanan çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir; en doğusundan en batısına kadar bu topraklarda kökleri çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları ve fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla ve sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekânın sanatkâr bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız.
Bugün itibarıyla Türkiye, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Hâlihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1707 kaydımız bulunmaktadır. Bunlar, kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabii bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü ve daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz; çünkü sanat, millî kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından, hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza; değerlerimizi yaşattığınız, gençlerimize örnek olduğunuz ve geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum.
Vergi sisteminde 'KAŞİF' dönemi! Bakan Şimşek bizzat uyardı
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.